Sessiz



Önce onlar ilişti sessiz köşeme.
Geri dönüşümle bir nefeslik havada çırpınış, 
Tereddütle bekler gibi.
İnce, uzun ve hafif parmaklar.
Üstündeki renklerle gökyüzü adeta,
Bulutlarla kaplı günün kasvetini dağıtıyorlar.
Ortancasında altın rengi sade bir halka.
Anlık tereddütten sonra, 
Gözlerim akıyor tendeki yolculuğuna.
İnce bilekleri, ipler süslüyor,
Cılız, benli kollar destekliyor.
Dirsekte bir yara izi ,
Sormadan alıp götürüyor,
Çocukluğumun çelme takılan kavgalarına.
Düşmenin acısı uyandırıyor,
Tuzlukların üstünde bir omuzla,
Boyun arasındaki boşlukta kayboluyorum.
Köprücük kemiği.
Bir deri parçasıyla kaplanınca ne kadar da zarif !
İzliyorum deniz gibi.
Şaşkın gibi.
Düşünmeden,
Düşünemeden.
Kim olduğumu dahi bilmeden.
Bir anlık kendimi terk edişimden anlıyorum,
Gerçekten uzak olup,
Benin olmayışını, hiçliğimi.
Benim olmayan bir şeyle nasıl başka bir şeye böyle kapılırım ki!
Korkuyorum ve saf korkunun masumiyetiyle arınıyor derinlerim.
O saniyelik mermer heykelimi, 
Bu defa bir ses sallıyor, fütursuzca.
''Ben Burcu'' diyor,
Ne ben kalıyor, ne de öncesi.
Ardından da bir tebessüm,
Sesinden belli.
Yüzünden önce sesiyle tanışıyorum, 
Yıllar sonra,
Sarıyor sıcaklığı,
Çalıyor gizemli dehlizlerimi.
''Merhaba eski sevgilim''


Yorumlar

Benzer Yazılar

Ağlıyorum

Pandemi Kafası

Pazar Pikniği