Bir Yudum Sevgi

 Yeni tren garının orada taşımacılık A.Ş genel müdürlüğündeyim bu hafta. Tüm dünyayı sarıp giden kovıd-19 virüsü yüzünden bütün dünya da yaşam durmuş durumda. Eski tren garının yer aldığı taş binanın ikinci katındayım. Beş bi odadanın köşebaşındaki bir masada yer gösterdiler. Oturdum. odada ki arkadaşlarla hasbihal ettikçe bilet sistemindeki hataları çözümleyen arkadaşlar olduğunu öğrendim. Hani siz bilet alıyorsunuz; erteliyorsunuz, iptal ediyorsunuz ya işte o biletlerde oluşan hataları ayıklayan arkadaşlar bunlar. Emekleri var üzerinizde sizleri sevdiklerinize kavuşturuyorlar. Kara tren salınıp gelirken onlarda dijital dünyadan satın aldığınız biletleri sizlerin telefonuna kısa mesaj ile ulaştırıyorlar. Hükümet hamilelere izin verince burada çalışan yeni hamile bayan arkdaşın yerine geçici olarak geçer misin dedikleri için geldim. Hani belki iki yeni insan tanırız. İki arkadaş ediniriz. Derken sigara molasına doğu expresini uğurladım...
Sonra boş boş otururken. videolara daldım. İnternet kotam bayağı bir erimiş o videodan  diğerine atlarken, Kadir İnanır ve Hale Soygazi'nin bir yudum sevgi filminde takıldım. Cuma ile Aygül'ün iki evli insanın sürükleyici ve bir o kadar da acıklı aşk hikayelerini nasıl evlilikle sonuçlandırdıklarını anlatıyor. Aynı zamanda geçmişte cumhuriyetçi kanadın, tüm imkanları kullanarak muhazafakar kanadı nasıl tahrik ettiğini, dinin insanları karanlığa ve bağnazlığa sürüklediğini, baş örtüsünün nasıl küçümsendiğini  apaçık muhafazakar kesmi aşağılayarak ve tahrik ederek anlatılmış 1984 yapımı bir film. Konusu güzel ancak içerik olarak dönemin muhafazakar kesmini olabildiğince hakir hor ve küçük görülmüş...

Peki geçen yıllarda ne oldu. Su yönün değişti. Bir dönem ötekileştirenler şimdi ötekileştirmeye başladı. Bir dönem bağnaz olarak gösterilenler şimdi daha kötüsünü yapıyor. Yani her gelen ölüm yazıp her giden ayrılık işledi. Yıllarca kin ile bileğlenen ötekilerin kılıcı şimdi daha keskin hale geldi. Sonuç; bize bir devrimden ziyade artık birleştirecek bir dil lazım...

Evet bu uzun ara için size bir özür borcum var. Taslaktaki yığınla yazıyı güncelliyorum. önümüzdeki günlerde karantina olur ise tüm arşivimi buraya taşıyorum. İyi bakınız kendinize bu virüslü günlerde çok dikkat edin kendinize. 

Yorumlar

  1. Bekliyoruz yazıları.. yaşanmışlıkları...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her fırsatta paylaşacağım yaşadıklarımı yazılarımda takipte kalın. Mutlu kalın teşekkürler :)

      Sil

Yorum Gönderme

Mesajınız iletildi admin kontrolünden sonra yayımlanacaktır. Teşekkürler.

Benzer Yazılar

Tüm Öğretmenlere

Korkularınızı Yenin

Hayatımızdaki Nesneler