Seçsek mi ? Seçmesek mi ?


  Ne garip bir coğrafyadayız değil mi ? her gelen ölüm yazıyor, her giden ayrılık işliyor. Ne talihsiz bir gergefimiz var. Son yıllarda yılı dolmadan verilen seçim startları insanları bunaltmış durumda, Neredeyse hemen her yılı bir seçim rüzgarı ile geçiriyoruz.Her gelen yıl bir öncekini aratıyor. Her geçen yıla; "eskiden daha güzeldi" diyerek iç çekiştiriyoruz. Zaman haklıyı haksız, haksızı haklı çıkarıyor.
Geçmişte de seçim rüzgarları yaşadık.
Seçim meydanlarında daha etik bir dil kullanılırken, malesef artık dilimize de yabancı kaldık.
Takım tutar gibi bir parti holiganlığı doğdu memlekette, insanlar ayrıldı, ayrıştırıldı, "ortak acı, ortak mutluluklar" rafa kaldırıldı... Bizden ölen müslüman, sizden ölen kafir sayıldı...
Ben askerliğim dahil olmak üzere 2003 yılından beri Başkentte yaşıyorum. Yıl 2019.
Geldiğimiz duruma bakın, insanlar birer dolu tabanca gibi, ne zaman nerede patlayıp kime denk geleceği belli olmayan bir serseri kurşuna döndük...
Varlık ile yokluk arasındaki uçurumu kendimiz kazarak büyüttük.
Yani artık yokluğun uçurumundan düşeni yaralı kurtarma ihtimalimiz yok, uçurumun başında yakalanan sesi duyulan şanslı sayılıyor. Düşünebiliyor musunuz ? şanslı sayılıyor.
Yani sorgulanmıyor niye bu hale geldiği, kimsenin umrunda değiliz, bir zenginin ona dokunması ya da devletin son an da uçurumdan düşerken elini yakalamasına bakıyoruz.
Bakıp, "bir gün zengin olursam ben daha fazlasını yapacağım ya da devletin desteği olmasa adam ölecekti Allah devlete zeval vermesin" deyip yolumuza devam ediyoruz...
Yanılmıyorsam yolumuz uçuruma çıkmadan ya da uçurum görünmeden düşenleri anlamayacağız.
Tv izlemiyorum halkın nabzını youtuberlerden ve sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla tek cümlede özetleyerek yazımı bitireyim. Kanatlrı olanlar için kolay uçurumları göze almak, bu uçurumu dolduramadığımız sürece dibe inip tırmanarak karşıya geçmeyi düşünmek beyhude...

Yorumlar

Benzer Yazılar

Ağlıyorum

Sarı Yaz

Yazar Tanıtım